SavunmaSanayiTR | Sözlük | İnsansız Sualtı Aracı Nedir? Türkiye'nin İDA'sı Var mı?

İnsansız Sualtı Aracı Nedir? Türkiye'nin İDA'sı Var mı?

Derin maviliklerin gizemini çözmek, insan hayatını riske atmadan deniz tabanını incelemek istiyorsan karşına çıkan en gelişmiş teknoloji insansız sualtı araçlarıdır.

Derin maviliklerin gizemini çözmek, insan hayatını riske atmadan deniz tabanını incelemek istiyorsan karşına çıkan en gelişmiş teknoloji insansız sualtı araçlarıdır.

İnsansız Sualtı Aracı Nedir? Türkiye'nin İDA'sı Var mı?

İnsansız Sualtı Aracı Nedir?

Derin maviliklerin gizemini çözmek, insan hayatını riske atmadan deniz tabanını incelemek istiyorsan karşına çıkan en gelişmiş teknoloji insansız sualtı araçlarıdır. Sualtı dünyasında fiziksel olarak içinde hiçbir insan barındırmayan, uzaktan kumandayla ya da önceden yüklenmiş otonom yazılımlarla hareket edebilen bu robotik sistemlere genel olarak İnsansız Sualtı Aracı (İDA) denmektedir. Sualtı ortamı, bizler için her zaman karadan veya havadan çok daha zorlu bir mücadele alanı olmuştur. Maddesel ortamın değişkenliği, derinlere inildikçe katlanarak artan muazzam hidrostatik basınç, suyun elektriksel sinyalleri emmesinden kaynaklanan haberleşme zorlukları ve akıntılar bu araçların tasarım felsefesini doğrudan belirler.

Bu araçları incelerken temelde iki ana kategoriye ayrıldıklarını bilmelisin. İlki, su üstündeki bir operatöre fiziksel bir göbek bağı yani kablo ile bağlı olan ROV (Remotely Operated Vehicle) sistemleridir. İkincisi ise kablolardan tamamen bağımsız, kendi yapay zekası ve sensör haritalarıyla rotasını bulan AUV (Autonomous Underwater Vehicle) yani Otonom Denizaltı Araçlarıdır. image_f07f2c belgesinde İDA sınıfları incelendiğinde bu sistemlerin kullanım amaçlarına (askeri/sivil), teknik özelliklerine (kablolu/kablosuz) ve boyutlarına (mikro, mini, standart) göre çok katmanlı bir şemaya ayrıldığını görebilirsin.

İnsansız Sualtı Aracı Ne İşe Yarar?

Okyanusların ve iç suların barındırdığı yüksek basınçlı, sıfır ışıklı ekosistemlerde insan dalgıçların çalışması hem lojistik olarak çok masraflı hem de hayati açıdan aşırı tehlikelidir. İşte tam bu noktada devreye sokacağın bir insansız sualtı aracı, senin su altındaki gözün, kulağın ve mekanik eli haline gelir. Bu araçlar, üzerlerinde taşıdıkları yüksek çözünürlüklü sualtı kameraları, sonar sistemleri, manipülatör (robotik) kollar ve çeşitli algılayıcı sensörler vasıtasıyla suyun altından veri toplamanı sağlar.

Temel işlevlerine bakacak olursan, bu cihazlar su altındaki boru hatlarının çatlak kontrolünü yapabilir, batık gemilerin yerini tespit edebilir, deniz biyolojisi araştırmalarında derin deniz canlılarını görüntüleyebilir ve askeri alanda deniz mayınlarını tehlikesizce imha edebilir. Üstelik insan bünyesinin dayanamayacağı derinliklerde, durmaksızın saatlerce çalışarak operasyonel verimliliği en üst seviyeye çıkarırlar. Kısacası su altı robotları, su altı dünyasını dijitalleştirerek insanlığın erişemediği derinlikleri izlenebilir, analiz edilebilir ve müdahale edilebilir kılmaya yarar.

İnsansız Sualtı Aracı Kullanım Alanları

İnsansız sualtı araçlarının kabiliyetlerini öğrendikten sonra, bu teknolojinin hangi sektörlerde devrim yarattığına bakmalısın. Kullanım alanları küresel literatürde keskin bir şekilde ikiye ayrılır: Askeri Uygulamalar ve Sivil/Endüstriyel Uygulamalar. Askeri cephede bu robotlar; liman ve kritik tesis güvenliğinin sağlanmasında, sualtı keşif ve gözetleme faaliyetlerinde, anti-denizaltı harbinde ve filo eskortluğunda başrol oynarlar. Özellikle mayın teşhis, tanıma ve imha operasyonlarında insan zayiatını sıfıra indirmek için bu teknolojiden yararlanmak zorundasın. Örneğin REMUS adı verilen meşhur bir askeri İDA, üç fitlik kompakt boyutuyla tek bir mil karelik alandaki mayınları 16 saat gibi kısa bir sürede tamamen tarayıp temizleyebilen muazzam bir robottur.

Sivil alandaki kullanım ise endüstriyel operasyonların can damarıdır. Deniz altı petrol ve doğal gaz arama platformlarının kurulumunda, sualtı boru ve enerji kablolarının döşenmesi ile periyodik kontrollerinde bu sistemler kullanılır. Aynı zamanda okyanus akıntılarını inceleyen oşinografik araştırmalarda, biyoçeşitlilik haritalandırmasında ve deniz kirliliğinin takibinde çevre bilimcilerin en büyük yardımcısıdır.

İnsansız Sualtı Aracı Nerelerde Kullanılır?

Bu araçların coğrafi ve sektörel olarak nerelerde görev yaptığını merak ediyorsan, yelpazenin ne kadar geniş olduğuna şaşırabilirsin. Sadece açık okyanuslarda değil, baraj göllerinden nükleer santrallere kadar suyun olduğu her yerde bu robotlara ihtiyaç duyarsın. Hidroelektrik santrallerin ve nükleer enerji santrallerinin su rezervuarlarında, baraj kapaklarının mekanik durumlarının ve su setlerinin aşınma incelemelerinde güvenle kullanılırlar.

Arkeoloji dünyasında deniz tarihini aydınlatmak için antik batık alanlarında, belgesel çekimlerinde ve su altı milli parklarının yönetiminde İDA’lara sıkça başvurulur. Adli tıp vakalarında sualtı olay yeri incelemesinde, sualtı naaş ve delil çıkartma işlemlerinde de bu araçların net görüş gücünden faydalanırsın. Endüstriyel limanlarda ise gemilerin karina, pervane ve yönlendirme ekipmanlarının aşınma, korozyon ve katodik ölçümlerini yapmak üzere tersanelerde ve derin dalgıç gözlem destek elemanı olarak ticari liman sahalarında aktif olarak yer alırlar.

İnsansız Sualtı Aracını İlk Kim Üretti?

Sualtı robot teknolojisinin tarihsel köklerini incelediğinde, ilk adımların aslında düşündüğünden çok daha eskiye dayandığını göreceksin. Dünyada genel kabul görmüş tarihi kayıtlara göre, en eski uzaktan kumandalı sualtı aracı çalışması 1864 yılında Avusturya'da Luppis-Whitehead Automobile firması tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu prototip, aslında mekanik olarak uzaktan kumanda edilebilen ilkel bir torpido formundaydı. Günümüzün modern tasarımlarına, yani kameralı ve işlevsel sualtı robotlarına yaklaşan ilk gerçek form ise 1953 yılında Dimitri Rebikoff tarafından tasarlanan "Poodle" (Kaniş) isimli araç olmuştur.

Bu alandaki asıl büyük bütçeli ve profesyonel gelişim süreci ise Soğuk Savaş döneminde askeri ihtiyaçlarla hız kazandı. ABD Donanması ve Britanya Kraliyet Donanması, deniz altındaki mayınları tespit etmek amacıyla ilk ciddi operasyonel sualtı araçlarını ürettiler. ABD Donanması 1957 yılından itibaren bu araçları planlı bir devlet programı dahilinde kararlı bir şekilde geliştirmeye başladı ve 1970'li yıllardan itibaren sınırlı sayıda da olsa kendi askeri envanterine resmi olarak dahil etti.

Türkiye'nin İnsansız Sualtı Aracı Var mı?

Savunma sanayiinde yerlilik oranını her geçen gün artıran Türkiye'nin bu alandaki durumunu merak ediyorsan, cevabımız kesinlikle evettir. Türkiye, mavi vatandaki hakimiyetini pekiştirmek ve derin denizlerde bağımsız operasyon yapabilmek adına uzun yıllardır kendi insansız sualtı araçlarını geliştirmektedir. Türk savunma sanayiinin göz bebeği olan ASELSAN, bu alandaki ilk Ar-Ge meşalesini 2010 yılında yakmıştır. "Ağ yetenekli ve çok sensörlü sualtı keşif sistemi" projesi kapsamında çalışmalarına başlayan kurum, milli imkanlarla sualtı robot ekosistemini inşa etmiştir.

Yürütülen bu vizyoner projelerin neticesinde üretilen ilk askeri prototipler, takvimler 2018 yılını gösterdiğinde başarıyla tamamlanarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) envanterine ve kullanımına resmen sunulmuştur. Türkiye bugün sadece askeri alanda değil, sivil yerli firmaları ve üniversite araştırma merkezleriyle de ticari ROV sistemleri üreten, bunları kendi sondaj gemilerinde (Fatih, Kanuni, Yavuz) aktif olarak kullanan tam bağımsız bir teknoloji ülkesi konumundadır.

İnsansız Sualtı Aracı TEKNOFEST

Türkiye'de sualtı robot teknolojisinin tabana yayılmasını ve genç beyinlerin bu stratejik alana yönelmesini istiyorsan, TEKNOFEST Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali kapsamında düzenlenen yarışmaları mutlaka incelemelisin. Her yıl binlerce lise ve üniversite öğrencisi, İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması bünyesinde kendi tasarladıkları ROV araçlarıyla kıyasıya mücadele ediyor. Yarışmanın temel amacı; gençlere sızdırmazlık mekaniklerinden, sualtı haberleşme protokollerine ve yapay zekalı nesne tanıma algoritmalarına kadar geniş bir mühendislik vizyonu kazandırmaktır.

Yarışma havuzunda takımlardan su altındaki sahte mayınları tespit edip robot kollarla yerini değiştirmeleri, sualtı kapılarından otonom geçiş yapmaları ve hedef renkleri otonom olarak ayırt etmeleri gibi zorlu görevleri tamamlamaları istenir. TEKNOFEST, Türkiye'nin gelecekteki İDA mühendislerinin yetiştiği en büyük pratik eğitim kampıdır. Eğer sen de bu alanda bir kariyer hedefliyorsan, TEKNOFEST süreçlerini deneyimlemek sana paha biçilemez bir sektörel network ve tecrübe katacaktır.

İnsansız Sualtı Araçları Nelerdir?

Dünya genelinde ve ülkemizde kullanılan insansız sualtı araçları nelerdir diye merak ediyorsan, bu teknolojilerin mimari yapılarına ve marka modellerine odaklanmalısın. Yazımızın başında belirttiğimiz gibi İDA'lar temelde iki ana gövde gösterisidir: ROV ve AUV. Küresel pazarda Saab Seaeye, Schilling Robotics ve VideoRay gibi markaların endüstriyel ROV'ları okyanus petrol kuyularında standart olarak kullanılırken; askeri tarafta Woods Hole Oceanographic Institution veya Hydroid firmasının geliştirdiği REMUS serisi otonom araçlar (AUV) tüm dünyada tanınmaktadır.

Türkiye eksenine baktığında ise askeri ve sivil alanda çok iddialı araçlar görürsün. ASELSAN’ın askeri keşif ve mayın harbi için geliştirdiği sistemlerin yanı sıra, sivil sektörde Türk mühendislerince üretilen ve Karadeniz ile Akdeniz’deki derin sondaj faaliyetlerimizde milli gemilerimize eşlik eden Kaşif ROV sistemi bu araçların en somut ve başarılı örneğidir. Gelişmiş robotik kolları ve yüksek hidrolik gücüyle Kaşif, deniz tabanında yüzlerce metre derinlikte ağır işleri başarıyla yerine getirmektedir.

İnsansız Sualtı Aracı Yapımı

Kendi insansız sualtı aracını sıfırdan üretmek veya bu işin endüstriyel üretim aşamalarını öğrenmek istiyorsan, sürecin çok disiplinli bir mühendislik zinciri olduğunu bilmelisin. Bir İDA yapımı temelde dört ana anahtardan oluşur: Mekanik Şasi Tasarımı, Sızdırmazlık ve Basınç Dayanımı, Güç/İtki Sistemi ve Elektronik/Yazılım Kontrolü. İlk olarak suyun direncini minimuma indirecek hidrodinamik bir akrilik veya alüminyum şasi tasarlamalısın. Ardından, aracın beynini oluşturan kontrol kartlarını ve pilleri sudan korumak için sızdırmaz basınç tüpleri üretilir veya tedarik edilir.

Aracın su altında yönlenmesini, batmasını ve çıkmasını sağlamak için fırçasız (brushless) sualtı motorları yani "thruster" sistemleri gövdeye simetrik olarak yerleştirilir. Elektronik kısımda ise bir Raspberry Pi veya Arduino kontrol kartı, motor sürücüler ve sualtı kamerası entegre edilir. Tüm bu donanımı bir araya getirdikten sonra, ROV için kablolu komut arayüzü, AUV için ise sensörlerden gelen verileri işleyip motorlara yön veren otonom kontrol yazılımları kodlanarak yapım süreci tamamlanır.

İnsansız Sualtı Aracı Maliyeti

Bir sualtı robotu projesine başlamadan önce bütçeni doğru planlamak istiyorsan, insansız sualtı aracı maliyeti konusunu katmanlarına göre ele almalısın. Bu araçların maliyeti, tamamen inmeyi hedeflediğin derinliğe, araçta kullanacağın motor kalitesine ve üzerine ekleyeceğin sensörlerin hassasiyetine göre değişir. image_f07f2c dosyasındaki İDA sınıflarına paralel olarak maliyetleri üç grupta inceleyebiliriz:

Mikro ve Mini ROV Maliyetleri

Eğitim amacıyla veya TEKNOFEST gibi yarışmalar için hazırlanan öğrenci projelerinin maliyetidir. Plastik veya pleksiglas gövdeli, 3-15 kg ağırlığındaki bu mini robotlar ortalama olarak 1.000$ ile 5.000$ arasında bir bütçeyle imal edilebilir.

Endüstriyel Gözlem Sınıfı ROV Maliyetleri

Limanlarda, barajlarda veya sualtı boru hattı kontrollerinde kullanılan ticari araçlardır. Derinlik dayanımları 100-300 metre olan bu profesyonel sistemlerin fiyatları 15.000$'dan başlayıp, hassas sonar ve robotik kollar eklendikçe 80.000$ seviyelerine kadar çıkabilir.

Ağır İş Sınıfı (Work-Class) ve Askeri AUV/ROV Maliyetleri

Binlerce metre derinlikte sondaj desteği sağlayan veya mayın imha eden devasa sistemlerdir. Titanyum alaşımlı gövdeler, gelişmiş akustik konumlandırma sistemleri barındıran bu teknolojilerin maliyeti 500.000$'dan başlayıp milyonlarca dolara kadar ulaşmaktadır.

İnsansız Denizaltı Araçları Nelerdir?

Askeri literatürde ve stratejik analizlerde sıkça duyduğun insansız denizaltı araçları nelerdir sorusunun cevabı, doğrudan torpido benzeri bir gövdeye sahip olan büyük otonom sistemleri (AUV) işaret eder. Bu araçlar, kablolu ROV'lar gibi anlık insan yönlendirmesine ihtiyaç duymadıkları için okyanuslarda bir denizaltı gibi gizlice ve bağımsızca günlerce seyir yapabilirler. En bilinen küresel örnekler arasında Amerikan savunma sanayiinin dev projesi olan Echo Voyager, mayın avlama efsanesi REMUS ve sığ sularda casusluk faaliyetleri yürüten yelkenli deniz gliderları (Gliders) yer alır.

Bu araçların en büyük gücü, radar veya sonar izlerinin standart insanlı denizaltılara kıyasla neredeyse yok denecek kadar az olmasıdır. Yapay zeka algoritmaları sayesinde kendi rotalarını çizer, engellerden kaçar, düşman donanmasının akustik imzasını kaydedip yüzeye çıktıklarında bu stratejik verileri uydu üzerinden ana komuta merkezine şifreli olarak aktarırlar.

İnsansız Sualtı Aracı Nasıl Yapılır?

Eğer mühendislik becerilerini konuşturup bir insansız sualtı aracı nasıl yapılır sorusuna pratik bir yanıt arıyorsan, adım adım şu üretim algoritmasını takip etmelisin:

[Şasi Tasarımı & CNC Kesim] -> [Sızdırmaz Basınç Tüpü Montajı] -> [Thruster (Motor) Kalibrasyonu] -> [Kontrol Kartı & Yazılım Entegrasyonu] -> [Havuz/Basınç Testleri]

Aşama 1 (Şasi ve Hidrodinamik): Aracın su altındaki takla atma riskini sıfırlamak için ağırlık merkezini en altta, yüzme (hacim) merkezini ise en üstte tutacak şekilde simetrik bir şasi kesimi yapmalısın.

Aşama 2 (Sızdırmazlık): O-ring (sızdırmazlık halkası) mekanizmaları kullanarak ana elektronik tüpünü kapatmalısın. Kablo geçiş noktalarında özel sualtı konnektörleri veya sızdırmaz epoksi dolgular kullanmak zorundasın, aksi takdirde en ufak bir sızıntı tüm sistemi yakacaktır.

Aşama 3 (Motor yerleşimi): En az 4 adet (ideal olarak 6 veya 8 adet) sualtı motorunu yerleştirerek araca ileri-geri, sağa-sola dönüş, dikey dalış ve yatay süzülme (pitch-roll-yaw) kabiliyetlerini kazandırmalısın.

Aşama 4 (Yazılım ve Test): Motor sürücüleri kontrol kartına bağlayıp akışkanlar mekaniğine uygun kontrol kodlarını (PID algoritmaları) yükledikten sonra, aracı önce sığ bir havuzda test etmeli, ardından derin su basınç testlerine tabi tutmalısın.

Türkiye'nin İnsansız Sualtı Aracının Adı Nedir?

Türkiye'nin bu alanda geliştirdiği milli teknolojilerin isim babalarını merak ediyorsan, karşına gurur verici birkaç farklı stratejik marka çıkacaktır. ASELSAN tarafından 2010 yılında başlatılan ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine giren ilk milli Otonom Sualtı Aracı (AUV) projesinin adı Denizgözü-Ahtapot'tur. Denizgözü-Ahtapot, yüksek sensör kabiliyetiyle deniz altındaki tehditleri saptayan tam otonom bir keşif robotudur.

Sivil ve endüstriyel tarafta ise Türkiye’nin gururu olan, Karadeniz’deki doğal gaz keşiflerimizde Fatih Sondaj Gemisi’nin derin deniz operasyonlarını yürüten ağır iş sınıfı ROV sistemimizin adı Kaşif'tir. Armelsan firması tarafından geliştirilen ve yine mayın avlama görevleri için tasarlanan yerli sualtı robotumuzun adı ise Kaşif-3 ve Orkun olarak literatürde yer alır. Bu milli isimler, Türkiye'nin su altındaki tam bağımsız mühendislik gücünün en net nişaneleridir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

ROV ve AUV arasındaki temel fark nedir?

ROV (Uzaktan Kumandalı Araç), su üstündeki bir gemiye veya operatöre fiziksel bir kablo ile bağlı olan ve anlık insan komutlarıyla çalışan bir sualtı robotudur. AUV (Otonom Sualtı Aracı) ise hiçbir kablo bağlantısı olmayan, içine önceden yüklenen görev bilgisayarı ve yapay zeka algoritmalarıyla su altında tamamen bağımsız hareket eden otonom bir sistemdir.

İnsansız sualtı araçları kaç metre derinliğe kadar inebilir?

Bu araçların inebileceği derinlik, gövde malzemesinin kalınlığına ve tasarım amacına bağlıdır. Yarışma ve hobi amaçlı mini ROV'lar genellikle 20 ila 50 metre derinliğe inebilirken, endüstriyel iş sınıfı (Work-Class) robotlar ve bilimsel araştırma İDA'ları okyanus tabanındaki muazzam basınca dayanarak 3.000 ile 6.000 metre derinliğe kadar sorunsuz şekilde inip çalışabilirler.

Sualtında insansız araçlarla haberleşme nasıl sağlanır?

Kablolu ROV sistemlerinde haberleşme, fiber optik veya bakır veri kablolarından oluşan ve "tether" adı verilen özel göbek bağları üzerinden kesintisiz ve yüksek hızda sağlanır. Kablosuz otonom araçlarda (AUV) ise radyo dalgaları suda ilerleyemediği için haberleşme akustik (ses dalgaları) sinyaller vasıtasıyla sualtı modemleri üzerinden daha düşük hızlarda gerçekleştirilir.

Bir sualtı robotunda sızdırmazlık nasıl sağlanır?

Sualtı robotlarında sızdırmazlık, elektroniğin korunması için hayati önem taşır. Alüminyum veya akrilik basınç tüplerinin kapak birleşim yerlerinde çift katmanlı kauçuk O-ring contalar ve özel sualtı gres yağları kullanılır. Tüp dışına çıkan motor ve sensör kabloları ise sualtı konnektörleriyle ya da poliüretan/epoksi dolgu kimyasalları ile tamamen izole edilerek sızdırmaz hale getirilir.

Türkiye sualtı robotu teknolojisinde dışa bağımlı mıdır?

Türkiye, özellikle son 10 yılda savunma sanayii ve sivil girişimlerin yatırımlarıyla sualtı robot teknolojisinde dışa bağımlılığını büyük oranda kırmıştır. ASELSAN'ın Denizgözü-Ahtapot projesi ve sivil firmaların ürettiği Kaşif ROV gibi sistemler sayesinde Türkiye, kritik derin deniz operasyonlarını tamamen yerli yazılım, yerli kontrol kartları ve yerli mekanik tasarımlarla kendi kendine icra edebilmektedir.

İnsansız sualtı araçlarında hangi motor türleri kullanılır?

Bu sistemlerde suyun aşındırıcı ve yoğun yapısına dayanabilmesi için fırçasız (Brushless) DC motorlar kullanılır. Bu motorların sualtı şartlarına uyarlanmış, pervaneli ve özel koruyucu kovanlı hallerine "thruster" adı verilir. Fırçasız motorlar, açık pürüzsüz sularda sürtünmeyi azaltırken kıvılcım çıkarmama özellikleri ve yüksek tork güçleriyle sualtında yüksek manevra kabiliyeti sağlarlar.

Deniz altındaki yüksek basınç robotlara nasıl etki eder?

Deniz altında her 10 metre derinlikte basınç yaklaşık 1 atmosfer (bar) artar. Binlerce metre derinlikte bu kuvvet, robot gövdelerini ezmeye çalışan devasa bir fiziksel baskıya dönüşür. Eğer İDA'nın gövdesi titanyum, karbon fiber veya kalın alüminyum gibi mukavemetli malzemelerden üretilmediyse veya iç kısımları basınç dengeleyici özel yağlarla doldurulmadıysa sistem saniyeler içinde implozyona uğrayarak çöker.

TEKNOFEST sualtı yarışmalarına katılmak için ne gerekir?

TEKNOFEST İnsansız Sualtı Sistemleri Yarışması'na katılmak için öncelikle lise veya üniversite öğrencilerinden oluşan bir takım kurmalı ve özgün bir ROV tasarımı hazırlamalısın. Başvuru sürecinde Ön Tasarım Raporu (ÖTR) ve Kritik Tasarım Raporu (KTR) aşamalarını başarıyla geçerek aracının sızdırmazlık, hidrodinamik ve mekanik olarak havuz görevlerini yapabileceğini kanıtlaman gerekir.

Sualtı araçları mayınları nasıl tespit ve imha eder?

İnsansız sualtı araçları, ön gövdelerinde yer alan yüksek frekanslı nesne tespit sonarları (FLS) ve sualtı kameraları yardımıyla deniz tabanına gizlenmiş mayınların yerini görsel ve akustik olarak teşhis eder. Teşhis edilen mayın, İDA'nın üzerindeki robotik kol vasıtasıyla üzerine küçük bir patlayıcı şarjı bırakılarak ya da araçla birlikte uzaktan patlatılarak güvenli bir mesafeden imha edilir.

Sualtı robotlarının pilleri ne kadar dayanır?

Kablolu ROV sistemlerinde güç, su üstündeki ana gemiden kablo vasıtasıyla kesintisiz aktarıldığı için bir pil süresi kısıtlaması yoktur, sistem günlerce çalışabilir. Kendi bataryasını taşıyan otonom AUV cihazlarında ise yüksek kapasiteli Lityum-İyon veya Lityum-Polimer piller tercih edilir; bu piller görevin niteliğine ve motorların harcadığı enerjiye bağlı olarak araca 4 saatten 24 saate kadar operasyon ömrü sunar.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız