Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Fransa arasında son dönemde derinleşen savunma iş birliğinin, yüz milyonlarca avroluk yeni bir üretim programına dönüşebileceği öne sürüldü. Rum basınında yer alan iddialara göre, iki taraf arasında imzalanan Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi'nin ardından Avrupa Birliği destekli SAFE programı kapsamında yaklaşık 800 milyon avroluk ortak savunma üretimi planı gündeme geldi. Söz konusu süreçte insansız sistemlerden radar teknolojilerine kadar birçok kritik savunma platformunun yer alabileceği belirtiliyor.
SAFE Programında Dikkat Çeken Finansman İddiası
Rum basınında yer alan haberlere göre Avrupa Birliği tarafından yürütülen SAFE programı kapsamında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 2026-2030 döneminde kullanabileceği finansman miktarı 1 milyar 181 milyon avroya kadar ulaşabilecek.
Söz konusu kaynağın önemli bir bölümünün Fransa ile gerçekleştirilecek savunma projelerine yönlendirilmesinin planlandığı ileri sürüldü. İddialara göre yaklaşık 800 milyon avroluk kısmın ortak üretim ve teknoloji geliştirme faaliyetlerine ayrılması değerlendiriliyor.
Bu kapsamda Avrupa Birliği'nin savunma alanındaki ortak kapasite geliştirme hedefleri doğrultusunda yeni iş birliklerinin hayata geçirilmesi amaçlanırken, GKRY'nin savunma sanayisindeki yerel üretim kabiliyetlerinin de artırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.

Ortak Savunma Üretimi İçin Yeni Dönem Hazırlığı
Haberlere göre Güney Kıbrıs merkezli savunma şirketleri ile Fransa'nın önde gelen savunma sanayi kuruluşları arasında çeşitli ortak üretim projeleri üzerinde çalışmalar yürütülüyor.
Planlanan iş birliklerinin yalnızca tedarik odaklı olmadığı, aynı zamanda teknoloji transferi ve üretim altyapısının geliştirilmesini de kapsadığı belirtiliyor. Bu sayede bazı sistemlerin doğrudan GKRY'de üretilmesi veya montaj süreçlerinin yerel sanayiye kazandırılması hedefleniyor.
Uzmanlar, Avrupa savunma sanayisinde son yıllarda öne çıkan ortak üretim modelinin hem maliyetleri azaltmayı hem de üye ülkelerin savunma kabiliyetlerini güçlendirmeyi amaçladığını belirtiyor. Bu nedenle SAFE programı kapsamındaki projelerin yalnızca askeri değil, ekonomik boyutlarıyla da dikkat çektiği değerlendiriliyor.
İnsansız Sistemler ve Mühimmat Üretimi Öne Çıkıyor
İddialara göre gündemde bulunan projeler arasında mühimmat üretimi ilk sıralarda yer alıyor. Bunun yanında farklı görev profillerine sahip insansız hava araçları ve yeni nesil gezici mühimmat sistemlerinin de ortak üretim kapsamında değerlendirildiği ifade ediliyor.
Savunma amaçlı kullanılacak sistemlerin yanı sıra saldırı kabiliyetine sahip platformların da proje listesinde bulunduğu belirtiliyor. Özellikle son yıllarda savaş sahalarında etkinliği artan kamikaze dronlar ve hassas güdümlü mühimmatların öncelikli alanlar arasında olduğu aktarılıyor.
Bölgedeki güvenlik dengelerinin hızla değiştiği bir dönemde gündeme gelen bu projelerin, Doğu Akdeniz'deki askeri kapasite yarışına yeni bir boyut kazandırabileceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
Radar ve Elektronik Harp Teknolojileri Gündemde
Ortak üretim planları içerisinde radar sistemleri ve elektronik harp çözümlerinin de yer aldığı öne sürülüyor. Özellikle modern savaş ortamında erken uyarı, hedef tespiti ve elektronik karıştırma kabiliyetleri büyük önem taşıyor.
Bu nedenle geliştirilecek projelerin yalnızca klasik silah sistemleriyle sınırlı kalmayacağı, bilgi ve sensör teknolojilerini de kapsayacağı belirtiliyor. Elektronik harp sistemlerinin modern ordular için stratejik öneme sahip olduğu biliniyor.
Ayrıca mayın imha teknolojileri, zırhlı araçlar ve çeşitli askeri platformların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da planlamalar arasında bulunduğu ifade ediliyor. Böylece kara, hava ve deniz unsurlarını kapsayan geniş bir savunma ekosisteminin oluşturulması hedefleniyor.
Fransız Askeri Varlığı ve Ortak Tatbikatlar Süreci Destekliyor
Savunma alanındaki yakınlaşmanın yalnızca sanayi projeleriyle sınırlı olmadığı belirtiliyor. Son yıllarda Fransa ile GKRY arasında gerçekleştirilen ortak askeri faaliyetlerin sayısında da artış yaşandığı biliniyor.
Taraflar arasında düzenlenen müşterek tatbikatlar ve Fransız askeri unsurlarının belirli dönemlerde Güney Kıbrıs'ta konuşlandırılması, savunma iş birliğinin farklı boyutlarını ortaya koyuyor. Uzmanlar bu sürecin uzun vadeli stratejik ortaklık hedefleriyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Kuvvetler Statüsü Sözleşmesi'nin de bu çerçevede önemli bir hukuki altyapı oluşturduğu ifade edilirken, savunma projelerinin önümüzdeki yıllarda daha da genişleyebileceği belirtiliyor.

Askeri Tesislerin Modernizasyonu Masada
Savunma projeleriyle birlikte mevcut askeri altyapının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da gündeme geldi. Özellikle deniz ve kara unsurlarına hizmet veren tesislerin modernizasyonuna ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı ifade ediliyor.
Mari bölgesindeki deniz üssü başta olmak üzere bazı askeri tesislerde kapasite artırımı ve teknik iyileştirme çalışmalarının planlandığı ileri sürülüyor. Bu yatırımların, yeni sistemlerin konuşlandırılmasına uygun altyapının oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.
Askeri tesislerde yapılacak olası modernizasyon çalışmalarının yalnızca mevcut ihtiyaçları karşılamayı değil, gelecekteki savunma projelerine de zemin hazırlamayı amaçladığı belirtiliyor.
SAFE Programı Savunma Kapasitesinin Artırılmasında Kilit Rol Oynayabilir
Savunma çevrelerinde SAFE programının yalnızca finansman sağlayan bir mekanizma olmadığı, aynı zamanda Avrupa ülkelerinin ortak savunma kapasitesini geliştirmeyi hedefleyen stratejik bir araç olarak görüldüğü ifade ediliyor.
Bu kapsamda gündeme gelen projelerin hayata geçirilmesi halinde GKRY'nin savunma altyapısında önemli değişimlerin yaşanabileceği belirtiliyor. Özellikle yerel üretim kabiliyetlerinin artırılması ve yeni teknolojilerin sisteme dahil edilmesi hedefler arasında yer alıyor.
2026-2030 dönemini kapsayan planlamaların netleşmesiyle birlikte Fransa ve GKRY arasındaki savunma iş birliğinin kapsamının daha belirgin hale gelmesi bekleniyor.