TUSAŞ Genel Müdürü Demiroğlu: Türkiye Altıncı Nesil Savaş Uçağı Teknolojilerinde Avrupa'nın Önünde

(TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin savunma havacılığında ulaştığı seviyeye dikkat çekerek, altıncı nesil savaş uçağı teknolojilerinde Avrupa'daki birçok projenin önünde yer aldığını ifade etti.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin savunma havacılığında ulaştığı seviyeye dikkat çekerek, altıncı nesil savaş uçağı teknolojilerinde Avrupa'daki birçok projenin önünde yer aldığını ifade etti. Berlin'de düzenlenen uluslararası konferansta konuşan Demiroğlu, KAAN projesinin Türkiye'nin teknoloji alanındaki yükselişinin en somut göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.

KAAN Projesi Türkiye'nin Havacılık Vizyonunu Güçlendiriyor

Berlin'de gerçekleştirilen "Yükselen Türkiye'nin Havacılık ve Savunma Teknolojisi" konferansında açıklamalarda bulunan Mehmet Demiroğlu, Türkiye'nin son yıllarda savunma sanayiinde elde ettiği başarıların uluslararası alanda dikkat çektiğini belirtti.

Demiroğlu, özellikle Milli Muharip Uçak KAAN'ın geliştirme sürecinin Türkiye'yi savaş uçağı üretebilen sayılı ülkeler arasına taşıdığını ifade etti. Türkiye'nin yalnızca mevcut ihtiyaçlarını karşılayan değil, geleceğin hava muharebe konseptlerine cevap verebilecek sistemler geliştirdiğini söyledi.

Altıncı nesil savaş uçağı teknolojileri konusunda Avrupa'da devam eden projelerin henüz geliştirme aşamasında bulunduğunu hatırlatan Demiroğlu, KAAN'ın gerçekleştirdiği ilk uçuşun Türkiye açısından kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Bu durumun Türkiye'nin havacılık alanındaki teknolojik olgunluğunu ortaya koyduğunu kaydetti.

TUSAŞ Son 20 Yılda 13 Yerli Platform Geliştirdi

Türk savunma ve havacılık sektörünün son yıllardaki büyümesine dikkat çeken Demiroğlu, TUSAŞ'ın son iki on yıllık süreçte çok sayıda özgün projeye imza attığını belirtti.

İnsanlı ve insansız hava araçları, helikopter sistemleri ve uzay teknolojileri dahil olmak üzere toplam 13 farklı platformun geliştirildiğini aktaran Demiroğlu, bu başarının arkasında güçlü mühendislik altyapısı ve nitelikli insan kaynağının bulunduğunu söyledi.

Ankara Kahramankazan'da bulunan TUSAŞ tesislerinde 16 binden fazla kişinin görev yaptığını ifade eden Demiroğlu, şirketin yalnızca Türkiye için değil küresel havacılık sektörü için de önemli bir üretim merkezi haline geldiğini dile getirdi. Ayrıca yeni uluslararası açılımlar kapsamında Afrika pazarına yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti.

F-16 Modernizasyonunda Yerli Sistemler Öne Çıkıyor

Türkiye'nin mevcut savaş uçağı filosunun modernizasyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Demiroğlu, Türk Hava Kuvvetleri envanterindeki F-16 uçaklarının yerli sistemlerle güçlendirilmesi çalışmalarının planlanan takvim doğrultusunda devam ettiğini açıkladı.

Savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmanın stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Demiroğlu, modernizasyon projelerinde milli aviyonikler ve yerli yazılım çözümlerinin kritik rol üstlendiğini ifade etti.

Uzmanlar, ÖZGÜR Projesi ve benzeri modernizasyon faaliyetlerinin yalnızca mevcut filonun ömrünü uzatmakla kalmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin gelecekte geliştireceği savaş uçağı projeleri için de önemli bir tecrübe kazandırdığını değerlendiriyor.

TUSAŞ Küresel Havacılık Tedarik Zincirinde Güçleniyor

TUSAŞ'ın yalnızca askeri projelerde değil, sivil havacılık alanında da önemli bir oyuncu konumuna geldiğini belirten Demiroğlu, şirketin dünyanın önde gelen uçak üreticileri için kritik parçalar ürettiğini söyledi.

Airbus ve Boeing programlarında kullanılan çok sayıda yapısal komponentin Türkiye'de üretildiğini ifade eden Demiroğlu, bazı ürün gruplarında TUSAŞ'ın tek tedarikçi konumunda bulunduğunu aktardı.

Türk mühendisliği ve üretim kabiliyetlerinin bugün birçok yolcu uçağında yer aldığını belirten Demiroğlu, küresel havacılık ekosistemindeki bu konumun Türkiye'nin teknoloji ihracatına da önemli katkılar sağladığını vurguladı.

Uzay Çalışmaları Yeni Hedeflerin Kapısını Açıyor

Savunma ve havacılık projelerinin yanında uzay alanındaki yatırımların da hız kazandığını belirten Demiroğlu, Türkiye'nin gelecekteki uzay hedeflerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Özellikle fırlatma altyapılarının öneminin her geçen gün arttığını söyleyen Demiroğlu, Somali'de kurulan uzay merkezinin uzun vadeli stratejik planlamalar açısından önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Dünya genelinde uzay yarışının hız kazandığına dikkat çeken Demiroğlu, bu alanda güçlü altyapıya sahip ülkelerin teknolojik ve ekonomik avantaj elde ettiğini belirtti. Türkiye'nin de bu yarışta daha etkin rol üstlenmeyi hedeflediğini kaydetti.

Tersine Beyin Göçünde Dikkat Çeken Artış

Nitelikli insan kaynağının savunma sanayiinin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Demiroğlu, son yıllarda yurt dışında yaşayan Türk mühendislerin ve uzmanların Türkiye'ye dönüşlerinde artış yaşandığını açıkladı.

Savunma sanayiindeki büyük projelerin uluslararası deneyime sahip uzmanlar için önemli fırsatlar sunduğunu belirten Demiroğlu, dünyanın farklı ülkelerinde çalışan Türk mühendislerin ülkeye dönerek milli projelerde görev almaya başladığını söyledi.

Bu gelişmenin yalnızca insan kaynağı açısından değil, bilgi ve tecrübe transferi bakımından da önemli katkılar sağladığını ifade eden Demiroğlu, savunma sanayiinin genç mühendisler için büyük fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Genç Mühendislere Hedef Odaklı Çalışma Çağrısı

Konuşmasının son bölümünde gençlere tavsiyelerde bulunan Mehmet Demiroğlu, başarıya ulaşmanın temelinde disiplinli çalışma, sabır ve kararlılığın bulunduğunu ifade etti.

Risk almaktan çekinmeyen ve hedeflerine odaklanan gençlerin küresel ölçekte önemli başarılara imza atabileceğini belirten Demiroğlu, Türkiye'nin savunma ve havacılık alanında ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetişmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.

TUSAŞ'ın sahip olduğu altyapıya da değinen Demiroğlu, şirket bünyesinde Avrupa'nın en büyük ses altı rüzgar tünellerinden birinin bulunduğunu hatırlatarak genç mühendislerin dünya standartlarında çalışmalar yapabilecek imkanlara sahip olduğunu ifade etti.

Savunma ve havacılık teknolojilerinde yaşanan hızlı dönüşümün önümüzdeki yıllarda daha da ivme kazanması beklenirken, Türkiye'nin KAAN başta olmak üzere yürüttüğü projeler küresel savunma sektöründe yakından takip edilmeye devam ediyor.

İLGİLİ HABERLER