Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nın DENİZKURDU-II Tatbikatı kapsamında gerçekleştirdiği atışta milli imkanlarla geliştirilen AKYA Ağır Sınıf Torpidosu dikkat çeken bir başarıya imza attı. Denizaltıdan ateşlenen torpido, hedef gemiyi isabetli şekilde vurduktan sonra platformun ikiye ayrılmasına neden oldu. Ortaya çıkan görüntüler, AKYA'nın yüksek tahrip gücünü ve Türk savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi bir kez daha gözler önüne serdi.
DENİZKURDU-II Tatbikatında Dikkat Çeken Atış
Türk Deniz Kuvvetleri tarafından düzenlenen DENİZKURDU-II Tatbikatı kapsamında gerçekleştirilen torpido atışı, savunma çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Tatbikatta kullanılan AKYA Ağır Sınıf Torpidosu, belirlenen hedef gemiye yönelik başarılı bir angajman gerçekleştirdi.
Denizaltı platformundan ateşlenen torpidonun hedefe yüksek hassasiyetle yöneldiği ve kısa sürede etkili sonuç aldığı görüldü. Atış sonrasında hedef gemide meydana gelen ağır hasar, sistemin vurucu gücünü ortaya koydu.
Yayımlanan görüntülerde geminin torpido isabetinin ardından ciddi yapısal hasar aldığı ve kısa süre içerisinde iki parçaya ayrıldığı dikkat çekti. Bu gelişme, AKYA'nın operasyonel kabiliyetlerini somut şekilde gözler önüne seren önemli bir gösterim olarak değerlendirildi.

Türkiye'nin İlk Milli Ağır Sınıf Torpidosu
AKYA, Türk Deniz Kuvvetleri'nin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen ve tamamen milli imkanlarla ortaya çıkarılan ilk ağır sınıf torpido olma özelliğini taşıyor. Proje, sualtı harp alanında dışa bağımlılığı azaltma hedefinin önemli kilometre taşlarından biri olarak görülüyor.
ROKETSAN ana yükleniciliğinde yürütülen çalışmalar kapsamında geliştirilen sistem, hem suüstü hedeflerine hem de denizaltılara karşı kullanılabilecek şekilde tasarlandı. Böylece Türk Deniz Kuvvetleri'nin sualtı harekat kabiliyetinde önemli bir güç artışı sağlandı.
Savunma uzmanları, AKYA'nın yalnızca bir mühimmat projesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin kritik deniz harp teknolojilerinde ulaştığı mühendislik seviyesini temsil ettiğini ifade ediyor. Yerli ve milli savunma sanayisi vizyonunun önemli projelerinden biri olarak gösterilen sistem, envanterdeki yerini güçlendirmeye devam ediyor.
Uzun Soluklu Geliştirme Süreci Başarıyla Tamamlandı
AKYA Torpidosu'nun geliştirme süreci 2009 yılında başlatıldı. Projenin ilk aşamalarında tasarım ve altyapı çalışmaları yürütülürken, ilerleyen yıllarda kapsamlı test faaliyetlerine geçildi.
İlk atış testleri 2013 yılında gerçekleştirildi. Bu süreçten sonra torpidonun farklı senaryolardaki performansını ölçmek amacıyla çok sayıda doğrulama ve geliştirme faaliyeti yürütüldü.
Yıllar süren çalışmaların ardından 2021 yılında ilk eğitim torpidoları Türk Deniz Kuvvetleri'ne teslim edildi. Eğitim sürümlerinin ardından harp başlıklı versiyonların üretimine geçilirken, sistemin seri üretim süreci de resmen başlamış oldu.
60'tan Fazla Testten Başarıyla Geçti
AKYA'nın geliştirme programı boyunca yoğun test faaliyetleri gerçekleştirildi. Sistem, farklı operasyonel şartlarda performansını doğrulamak amacıyla 60'tan fazla atışlı teste tabi tutuldu.
2023 yılında gerçekleştirilen harp başlıklı ilk atışta hedef geminin başarıyla vurulması, kabul süreçlerinde kritik bir aşamanın geride bırakılmasını sağladı. Bu atış, sistemin gerçek harp şartlarındaki etkinliğini kanıtlayan önemli testlerden biri olarak kayıtlara geçti.
Aynı yıl yapılan başka bir testte ise torpido farklı derinlik ve sürat koşullarında hedef platformun altından geçerek seyir ve güdüm kabiliyetlerini başarıyla doğruladı. Bu testler sayesinde sistemin farklı görev profillerinde etkin şekilde kullanılabileceği ortaya konuldu.
MÜREN Sistemiyle Tam Entegrasyon Sağlandı
AKYA'nın dikkat çeken kabiliyetlerinden biri de yerli sistemlerle tam uyumlu çalışabilmesi oldu. Torpido, MÜREN Milli Denizaltı Savaş Yönetim Sistemi ile entegre şekilde başarıyla test edildi.
Bu entegrasyon sayesinde Türk Deniz Kuvvetleri'nin denizaltılarında yerli savaş yönetim sistemleri ile milli torpidoların birlikte görev yapabilmesi mümkün hale geldi. Böylece kritik görevlerde yabancı sistemlere olan bağımlılık önemli ölçüde azaltıldı.
Uzmanlar, bu uyumun yalnızca operasyonel açıdan değil, bakım, modernizasyon ve lojistik süreçleri açısından da büyük avantaj sağladığını belirtiyor. Yerli çözümlerin aynı ekosistem içerisinde çalışabilmesi gelecekteki projeler için de önemli bir referans oluşturuyor.
Dışa Bağımlılığı Azaltan Stratejik Güç
AKYA'nın hizmete alınmasıyla birlikte Türkiye, ağır sınıf torpido alanında önemli bir yetenek kazanmış oldu. Daha önce bu alandaki ihtiyaçlar büyük ölçüde yabancı sistemlerle karşılanıyordu.
Milli torpido, uzun yıllardır kullanılan yabancı menşeli ağır torpidolara alternatif oluşturarak kritik bir kabiliyetin yerli kaynaklarla karşılanmasını sağladı. Bu durum, savunma sanayisinde bağımsızlık hedefi açısından stratejik önem taşıyor.
Savunma çevrelerinde yapılan değerlendirmelerde, AKYA'nın yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp gelecekte geliştirilecek yeni nesil sualtı sistemleri için de güçlü bir altyapı oluşturduğu ifade ediliyor.

Yeni Nesil Özellikleriyle Öne Çıkıyor
AKYA Ağır Sınıf Torpidosu, 50 kilometrenin üzerindeki menzili ve 45 knotun üzerindeki süratiyle dikkat çekiyor. Bu özellikler sayesinde modern deniz harp ortamında etkili görev yapabilecek kapasite sunuyor.
Sistemde yer alan aktif ve pasif sonar başlıkları, hem suüstü gemilerinin hem de denizaltıların tespit edilmesine imkan tanıyor. Gelişmiş hedef takip sistemleri sayesinde torpido, zorlu deniz koşullarında dahi etkinliğini sürdürebiliyor.
Elektronik ve akustik karşı tedbirlere karşı geliştirilen yetenekleri ise torpidonun aldatma sistemlerine karşı direnç göstermesini sağlıyor. Böylece hedefe ulaşma olasılığı önemli ölçüde artırılıyor.
Fiber Optik Güdüm ve Yüksek Tahrip Gücü Bir Arada
AKYA'nın en önemli kabiliyetlerinden biri fiber optik kablo üzerinden harici güdüm desteği sunabilmesi olarak öne çıkıyor. Bu sayede operatör, angajman süreci boyunca torpido üzerinde kontrol sağlayabiliyor.
Torpido aynı zamanda dahili güdüm modunda da görev yapabiliyor. Suüstü hedeflerine karşı kullanılan dümen suyu güdüm sistemi sayesinde hedef geminin bıraktığı izi takip ederek yüksek hassasiyetle ilerleyebiliyor.
Yaklaşma sensörü veya çarpma tapasıyla infilak edebilen sistem, sualtı şok etkisi oluşturan harp başlığı sayesinde son derece yüksek tahrip gücü sunuyor. Fırçasız DC elektrik motoru ve milli kimyasal batarya teknolojisiyle desteklenen AKYA, sessiz seyir ve yüksek performansı aynı platformda bir araya getirerek Türk Deniz Kuvvetleri'nin en önemli sualtı silahlarından biri olarak görev yapıyor.